About me
“I was born in 1981 in the magical streets of Istanbul, at Zeynep Kamil Hospital. The years passed like water, and at 39, I married the love of my life. When I turned 40, I moved to another land, Belgium, to start a new chapter. Now, I still live in the peaceful atmosphere of Belgium, capturing people with passion in my studio.
How did my journey begin?
In my mid-thirties, a long-suppressed spark of self-realization suddenly ignited within me; I wanted to rediscover myself. This quest led me to the historical streets of Kadıköy and to a theater course at the Kadıköy Community Center. Around that time, I got my first camera. When I pressed the shutter for the first time, I felt an indescribable pleasure, and in that moment, I realized this wasn’t just a passing curiosity but a deep passion. Streets, landscapes, nature, and cities became stages before me. Yet, my heart found its place in portraits, in the stories each face told. Within a year, I decided to focus solely on portrait photography and turned my home into a studio. Amid the dance of light and shadow, I began to capture souls with my lens. And that’s how my photography journey began, with that spark growing into an unstoppable flame that still burns brightly within me.”
The Philosophy of My Art
With my photographs I invite the viewer to explore the existential depths of humanity. With my light I strive to capture the movement of souls, through the faces and bodies. With each person I capture, I aim to find at least one moment that could become a true work of art.
I desire to preserve what is lost in motion. Photography allows me to stop time and immortalise the view into someones character. My art aims to create a deep interaction with the viewer, leaving lasting impressions on their inner world.
My frames focus on the bust area to reveal the deepest emotions. The studio allows me to create a “God mode” in which I am in full control over light, shadow and timing. That allows me to concentrate on the person in front of me and to carefully craft every detail I see.
Özgeçmiş
“1981 yılında İstanbul’un büyülü sokaklarında, Zeynep Kamil Hastanesi’nde dünyaya geldim. Yıllar su gibi akıp geçti ve 39 yaşımda hayatımın aşkıyla evlendim. 40 yaşıma geldiğimde ise bir başka diyara, Belçika’ya, yeni bir başlangıç yapmak üzere taşındım. Şimdi hâlâ Belçika’nın sakin atmosferinde, haz ile insanları atölyemde karelemeye devam ediyorum.
Hikayem nasıl başladı?
35 yaşlarımdayken içimde yıllardır biriken kendini gerçekleştirme kıvılcımım aniden yandı; kendimi yeniden keşfetmek istiyordum. Bu arayış beni Kadıköy’ün tarihi sokaklarına, Halk Evi’nin tiyatro eğitimine götürdü. O sıralarda ilk kameramı aldım. İlk defa deklanşöre bastığımda içimde tarifsiz bir haz hissettim ve o an fark ettim ki bu yalnızca bir merak değil, derin bir tutkuya dönüşüyordu. Sokaklar, manzaralar, doğa ve şehirler önümde birer sahne oldu. Ama kalbim, her bir yüzün anlattığı hikayelerde, portrelerde kaldı. Henüz bir yıl bile geçmeden portre fotoğrafçılığında karar kıldım ve evimi bir atölyeye dönüştürdüm. Işıklar ve gölgeler arasında, objektifimle ruhları yakalamaya başladım. İşte böyle başladı fotoğrafçılık serüvenim ve o kıvılcım önü alınamaz bir alev olarak hâlâ içimde yanıyor…”
Sanatımın Felsefesi
İzleyiciyi insanlığın varoluşsal derinliklerini keşfetmeye davet ediyorum. İnsanları fotoğraflarken, ışığın onların ruhlarının çehrelerindeki ve bedenlerindeki yansımalarını ölümsüzleştirmeye çalışıyorum. Karelediğim her kişiyle, bir sanat eseri olabilecek en az bir an yakalamayı amaçlıyorum.
Sanatımda, insanların en derin duygularını ortaya çıkarmak için özellikle büst bölgesine odaklanıyorum. Stüdyomda yarattığım “Tanrı modu” ile yaratıcı sürecin her aşamasını tamamen kontrol ediyor ve her detayı özenle işliyorum.
Zamanı durdurma çabam, her fotoğrafımda anı ölümsüzleştirme isteğimle birleşiyor. Sanatım, izleyiciyle derin bir etkileşim kurarak onların iç dünyasında kalıcı izler bırakmayı hedefliyor.